Lüks Sektörde e-ticaret Uygulamaları

  • E-ticaret satışları her yıl çift haneli rakamlarla büyümeye devam ediyor.
  • Bu büyümede Asya önemli rol oynayacak.
  • Avrupa’da e-ticaret satışları her yıl ortalama    %10 artarak 2015 yılında 133 milyar $’a ulaşması;  Asya’nın da pastadaki payını ciddi biçimde artıracağı öngörülüyor.

Untitled

   E-Ticaret  ve  “Lüks Alışveriş Deneyimi” Çelişkisi ve Lüks Sanal Mağazalar

Özellikle geleneksel yaklaşımlarda birkaç yıl öncesine kadar  “e-ticaret” bir satış kanalı olarak algılanmıyordu.  Lüks tüketimin en ayırt edici özelliği müşterinin duygularına hitap etmek;  alışveriş sırasında, mekanın atmosferi ile  başlayan   yüz yüze  iletişim,  ürünle temas gibi sunumlarla müşteriye gerçek “Duygusal Deneyim”  yaşatmaktır. Online alışverişte ise bu sunumların hiçbiri kullanılamayacağı için e-ticaret lüks sektör için çok geçerli bir kar merkezi değildi…

 

Bu yazının devamını oku

Hazır Giyim Sektöründe Doğru İş Modelinin Kurgulanması

Hazır Giyim Sektöründe Doğru İş Modelinin Kurgulanması

Küresel rekabet koşulları dünyayı tek bir pazar haline dönüştürdüğü günümüzde firmalar sadece ulusal pazarlarda değil uluslararası pazarlarda rekabet etmenin yollarını aramaya başladılar. Son yıllarda özellikle hızlı moda sektöründe yaşanan yoğun rekabet ortamı markaları uluslararası pazarlarda sürdürülebilir bir rekabete karşı önlem almaya itti…

Markalar farklı stratejik iş modelleri ile tüketicilerin farklı ihtiyaçlarına yanıt aramaya başladılar. “Stratejik İş Modeli”ni doğru kurgulayanlar ise rakiplerine göre bir adım daha öne geçti… Nedir Stratejik İş Modeli?

Don Tapscott’a göre iş modeli; bir işletmenin temel mimarisini ifade eden, özellikle müşteriler için farklılaştırılmış ürün ve hizmetleri en uygun kaynakla nasıl planlayacağını belirlemesidir. Stratejik iş planının doğru belirlenmesi de bir işletmenin sınırlı kaynaklarını temel yetkinliklerine kaydırması anlamına gelmektedir.

Hazır giyim sektöründe ürün, operasyonel mükemmellik ve müşteri yakınlığı olmak üzere 3 temel iş modelinden söz edilebilir. Stratejik iş modeli, firmaların rekabet algısından stok yönetimine kadar tüm süreçlerinde alacağı kararları direkt olarak etkileyen bir unsurdur.

Bu yazının devamını oku

Tedarik Zinciri Yönetiminde Kamçı Etkisi

Kamçı Etkisi (bullwhip effect)  bir tedarik zincirinde son tüketiciden üreticilere doğru gidildiğinde talebin varyansının giderek artması durumudur. Son zamanlarda tedarik zinciri yöneticileri nihai tüketici talebinde büyük dalgalanmalar gözlemlememelerine rağmen, tüm tedarik zinciri boyunca sipariş miktarlarında ve stok seviyelerinde büyük dalgalanmalar gözlemlemişlerdir. Son tüketiciye olan satışlar günden günden çok fazla değişmese de perakendecinin toptancıya, toptancının dağıtıcıya, dağıtıcının üreticiye geçtiği siparişlerin miktarı ve siparişler arası geçen süre üreticiye doğru gidildikçe artmaktadır. Bunun sonucu olarak tedarik zinciri öğelerinin talepleri karşılamak için tuttukları stok miktarı zaman içinde büyük dalgalanmalar oluşmaktadır.

Perakende  sektöründe tedarikçiler kamçı etkisini minimize etmek için sipariş odaklı bir iletişimden; planlama, tahminleme ve ikmal odaklı bir iletişime geçmiş böylelikle daha eşgüdümlü ve daha verimli bir çalışma sonucunda müşterilere daha iyi hizmet vermeye başlamışlardır. Bu alanda yapılan çalışmalar CPFR (Collaborative Planning, Forecasting and Replenishment) Türkçe’deki tanımıyla “Planlama, Tahminleme ve İkmal İşbirliği” başlığı adı altında toplanmaktadır.  

Planlama, Tahminleme ve İkmal İşbirliği 

İkmal konusunda en oturmuş uygulamalardan biri tedarikçi yönetimli stok (vendor managed inventory). Geleneksel süreç, perakendecinin tedarikçiye sipariş vermesi ve tedarikçinin bu siparişlere dayanarak dağıtım merkezlerine mal yollamasıydı. Bu sipariş odaklı uygulamanin yarattığı problemler (örnek: bullwhip effect) artık çok detaylı olarak belgelenmiş durumda. Bu problemleri azaltmanın bir yolu stok görünürlüğünü arttırmak. Tedarikçi yönetimli stok uygulamasında, perakendecinin veri tabanındaki stok düzeyi bilgileri (dağıtım merkezi düzeyinde) tedarikçiye açılıyor. Daha sonra, birlikte belirlenen belli parametreler zarfinda tedarikçi mal ikmalinden sorumlu oluyor. Bu şekilde bullwhip effect azalırken – ki bu her iki tarafın da yararına – perakendecinin sipariş konusundaki iş yükü hafifliyor.

İkmal konusundaki bu çalışmalar daha çok süregelen satışlarda yoğunlaşırken, planlama alanındaki işbirliği çalışmaları daha çok promosyon boyutlu. Genellikle perakendeciler promosyon takvimini aylar öncesinden geliştirirken, bu bilgi tedarikçilere ancak promosyondan bir kaç hafta önce sipariş şeklinde yansıyor. Bunun sonucunda tedarikçide kapasite yetersizliği, fazla mesai ya da dış kaynağa yönelme gibi maliyet artışına ya da perakendecide mal yokluğuna sebep olan problemler sık sık görülebiliyor. Bu sebeple promosyon takvimini ve olası sipariş hacmini daha önceden tedarikçiye iletmek her iki tarafı karlılık artışına götürüyor.

Satış Tahmini İşbirliği

Satış tahmini işbirliği ise her iki tarafın ürün talebi hakkındaki bilgilerinden yararlanmaya yönelik bir süreç. Mesela, perakendeci yerel şartlar, mağazadaki diğer ürünler, geçmiş satışlar konusunda daha bilgiliyken, tedarikçi demografik değişimler, ürünün ülke genelinde satış hızı, planlanmış reklam kampanyaları konusunda daha bilgili. Bu bilgilerden faydalanmak icin perakendecinin ve tedarikçinin ayrı ayrı yaptıkları satış tahminleri karşılaştırılıyor. Eğer aradaki fark büyük ise iki taraf bir araya gelip satış tahminini hangi verilere dayanarak yaptıklarını tartışarak daha sağlıklı bir satış tahminine varıyorlar.

Kategori İşletmesi

Bugün gündemde olan bir başka işbirliği alanı kategori işletmesi. Perakende sektöründe kategori, benzer ya da birbiriyle ilişkili ürünlerin tamamına verilen isim. Örnek olarak ev temizlik malzemeleri, kozmetik, içecekler, bakkaliye vs. gibi kategorileri sayabiliriz. Perakende sektöründeki değişimlerden biri perakendecilerin marka odaklı işletme ve karlılık hesabından kategori odaklı işletme ve karlılık hesabına geçmeleri. Tedarikçiyle işbirliği ise artık marka bazından kategori bazına kaymış durumda. Giderek artan bir uygulama kategori kaptanı denen bir uygulama. Bu uygulamaya gore, kategori işletmesinden o kategoride satış yapan şirketlerden birisi sorumlu oluyor. Bu şekilde birçok kategoride binlerce ürün satan perakendecinin her kategoriye ayıramadığı boyutta kaynağı tedarikçi sağlıyor. Amaç tedarikçinin ürün ve müşteri konusundaki bilgilerini kullanarak bütün kategorinin satışını arttırmak, ve bu şekilde hem müşteriye, hem perakendeciye hem de tedarikçiye fayda sağlamak.

Hazır Giyim Sektöründe Talebin Belirsizliği

Hazır Giyim endüstrisi  2 ana sezon ve 3 ara sezon olmak üzere toplam 5 sezondan meydana gelir. Ana sezonlarda koleksiyon yenilenirken ara sezonlar, belirlenen koleksiyon ve temalar doğrultusunda devam eden ürünlerden oluşur. Bir ürünün tasarımından  satışa kadar geçen sure 6-19 ay arasında değişirken ürünün ortalama raf ömrü 6-8 hafta arasında değişir.

Başka bir değişle tasarımdan satışa kadar geçen 6-19 ay arası süren satış öncesi hazırlık süreçlerine karşılık;  ürünün raf ömrü sadece  6-8 hafta arası değişir. Bunun yanında belirsiz talebe karşılık sezona başlamadan çok önce  sipariş verilmesi, uzun tedarik süreci  ve sezon boyunca değişen müşteri beklentileri sektördeki arz talep dengesini yakalamaktaki zorlukların başlıca sebepleridir.

Hızlı Moda Dönemi ve Değişen Müşteri Beklentileri

Hızlı moda (fast fashion); “en yeni, en son moda ürünleri, uygun fiyatlarla, alışveriş özgürlüğü ve heyecanı yaratacak tarzda şık mağazalarda müşteriyle buluşturmak” olarak tanımlanabilir.. Son yıllarda hazır giyim sektörüne giren bu kavramla birlikte birçok hazır giyim perakendecisi  oyun planlarını değiştirdi, 20 yıl önce sadece 4 koleksiyon

yapılırken bugün Zara 24, H&M 12-16, Esprit 12, Mango 6-8 koleksiyon hazırlıyor. Çok çabuk tükenen hızlı moda ürünlerinin kullanım süreleri kısaldı dolayısıyla daha önce kaliteye duyarlı olan müşteri beklentileri şimdilerde trend ürünü en uygun fiyata almaya odaklandı. Tabi bu hızı yönetebilmek için  çok iyi bir teknolojik altyapı, lojistik ve

dağıtımın sistemi gerekiyor. Müşteriyi her zaman yeni ürünle buluşturmak çok önemli, müşteri mağazaya her girdiğinde yeni ürünler görmek istiyor. Tabi işin tasarım kısmını da unutmamak gerekiyor.Fast-fashion (hızlı moda) konseptinin yaratıcısı kabul edilen H&M’in eski CEO’su Fabian Mansson, fast fashion’ın sanat ve bilimden oluşan bir

formülü olduğunu, sanat ve bilimin  markalaşma ve satınalma noktasında birleştiğini söylüyor.Dolayısıyla tüm teknolojik alt yapı ve lojistik sistemlerinin yanında  ürün geliştirme, doğru renk ve trendleri yakalamak hayati önem taşıyor.

Hazır Giyim Perakendesinde Ana ve Alt Süreçler

Bu yazının devamını oku

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

Diğer 30 takipçiye katılın