Sistem Yaklaşımının Özellikleri ve İlgili Kavramlar

Sistem ve Alt Sistem

Sistemi meydana getiren parçalar alt sistem olarak adlandırılmaktadır. Mekanik, biyolojik, sosyal bütün sistemlerin alt sistemleri mevcuttur. Örneğin eğer personel bölümü sistem olarak ele alınır ise eleman seçme , yerleştirme, terfi vs. ile ilgili personel yönetimi faaliyetleri birer alt sistem olacaktır. Bir sistemin faaliyeti o sistemin alt sistemleri arasındaki fonksiyonel bağlılığın bir sonucu olarak ortaya çıkmaktadır. Öte yandan bu alt sistemler arasında karşılıklı etkileşim söz konusudur.

Açık ve Kapalı Sistemler

Her sistem faaliyetlerini belirli bir çevrede yerine getirir. Sistem ile bu çevre arasında enerji, bilgi ve materyal alışverişi varsa bu sistem açık sistem, tersine yok ise bu sistem kapalı sistemdir. Değişen ihtiyaçlara kendini uydurabile örgütler genellikle açık sistemler olarak adlandırılır. Kapalı sistemlerde dış çevreden söz edilmez ve organizasyonun sadece yapı ve fonksiyonları dikkate alınır. Bu açıdan kapalı sistemler bünyelerinde mevcut olan entropi nedeniyle belli bir zaman sonra faaliyetlerini durdururlar. Açık sistemler ise iç bünyelerinde değişiklik yaparak dinamik dengeyi sağlar ve sürdürürler.

Karşılıklı Bağımlılık

Alt sistemler birbirine bağımlıdır. Bu bağımlılığın en iyi örneği bir alt sistemin çalışmaması durumunda ortaya çıkar. Böyle bir durumda örgütün yaşaması tehlikeye girer. O zaman örgütün bu alt sistemi değiştirmesi veya yeni alt sistem geliştirilmesi zorunludur.

Sosyo-Teknik Sistemler

Organizasyonlar, sosyo-teknik yapılar ya da sistemlerdir. İnsani öğeler ile fiziksel öğelerin birleşimi ve etkileşimi organizasyonları oluşturur. Bilgi çağı ile hızlı bir gelişim ivmesi kazanan bilgi teknolojilerinin , organizasyonel etkilerini ve kurumsal düzlemde etkileşimlerini kavramak için organizasyonlar salt biçimsel yapılar olarak değil, sosyo-teknik yapılar olarak değerlendirilmelidir.

Örgüt maddi ve beşeri unsurlardan meydana gelir. Bu ayrım çok önemlidir. Çünkü işletmenin beşeri unsurunun ihtiyaç ve arzuları teknik unsura göre çok değişiktir. Sosyo/teknik açıdan doyurucu bir işin özellikleri ve iş’ de insan ihtiyaçları kısaca şöyle özetlenebilir.:

  • Görevler ne çok kısa ne çok uzun olan optimum süreçli bir iş süresini kapsamalıdır.
  • Çalışanları göreve hazırlamak ve ona ek görevler vermek gerekir.
  • Çalışanın işyerinde değişik işleri tanımasına fırsat vermek gerekir.
  • Görevlerin gerekleri ve niteliklerini önceden bilmek ve personeli ona göre yönlendirmek gerekir.
  • · Bireyin yaptığıyla diğer işler ve görevler arasındaki ilişkiyi ve bireyin yaptığı işin ürüne olan katkısını ortaya koymak gerekir.
  • Bireylerin ihtiyaçlarının karşılanması için bilgi alışveriş kanallarını kurmak gerekir.
  • Çalışanın başarılarının üstleri tarafından takdir edilmesi gerekir.
  • Çalışana karar verme ve işi yapmada bazı özgürlükler tanımak gerekir.

İnsan faktörünün bu ve benzeri ihtiyaçları yanında maddi faktörün ihtiyaçları ve üstünlükleri daha değişiktir. Örneğin, bir makine 24 saat aynı hızla çalışabilir. Sadece bakım için ara verilebilir. Buna rağmen bu makinede çalışan kişilerin çalışma süreleri bellidir. Ayrıca çalışma hızını da birey denetlemek isteyecek ve çalışma hızında da değişiklikler olacaktır.

Sosyo-teknik sistemin etkinliği iki alt sistemin birlikte organizasyonuna bağlıdır.Birlikte optimizasyon sadece sosyo-teknik sistemde optimizasyon yaratmaktadır.

Dinamik İnsan Sistemi

Dinamik insan sistemi, insan davranışının sistem analizi ile ele alındığı bir yaklaşımdır. Simülasyon yöntemi dinamik modelin analizi ve uygulanmasına gerekli desteği sağlar. Dinamik insan, toplam bütünleyici, disiplinlerarası bir yaklaşım olmak ister. Dinamik insan modeli birbirine bağlı beş alt sistemden oluşur:

· Performans alt sistemi

· Motivasyon alt sistemi

· Tatmin alt sistemi

· Öğrenme alt sistemi

· Karar alt sistemleridir.

Entropi ve Negatif Entropi

Entropi, sistemin düzensizliğe yönelişi, kaynak değişimi imkanının yokluğu ve sonuçta ölümü diye tanımlanabilir. Kapalı sistemler, çevrelerinden enerji, malzeme ve bilgi alamadıkları için entropiye yatkındır. Oysa açık sistemler çevrelerinden aldıkları bilgi, enerji ve malzeme ile entropinin etkilerini negatif hale getirebilir. Bu nedenle açık sistemlerde negatif entropi vardır.

Negatif ve pozitif geri besleme entropiyi ortadan kaldırma veya azaltma yollarından biri olarak önemli bir role sahiptir.

Geri Besleme ve Kontrol

Sistemin çevreden aldığı girdiler bir süreç sonucu çıktıya dönüşür. Geri besleme bu akışın istenilen düzeyde ve devamlı olması açısından bir bilgi ve veri akışını sağlar. Başka bir deyişle bir kontrol mekanizması oluşturur. Geri besleme sayesinde sistem faaliyetlerini değerler ve gerekli ayarlamayı yapar. Açık sistemlerde iki çeşit geri beslemesinden bahsedilebilir. Bunlar; negatif ve pozitif geri beslemedir. Negatif geri besleme , sistemin önceden belirlenen standartlara ne derece ulaştığını , ne derece saptığını gösterir. Sonuçta faaliyetlerin gözden geçirilmesi ve yeni bir dengenin oluşması dinamik dengeyi ifade eder. Pozitif geri besleme sistemin yapısını geliştirmeye yöneliktir.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: